Sırttaki sancaklar
11 Ağustos 1473. Çarşamba. Tercan yakınları, Doğu Anadolu'nun yüksek dağları.
Osmanlı ordusu dar ve zor bir geçitte konaklamış. Hayvanlar artık yürüyemiyor. Ordu daha düzenini bile almamış.
Öğle vakti Otlukbeli denen sırtta askerler beliriyor. Akkoyunlu askerleri.
Karşı karşıya gelen iki ordunun da başında bir Türk hükümdarı var. Bir yanda Fatih Sultan Mehmet. Öbür yanda Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan.
Anadolu'nun iki büyük Türk devleti, Doğu Anadolu'nun hâkimiyeti için kozlarını paylaşacak. Peki bu iki güç neden karşı karşıya geldi?
Doğunun yükselen yıldızı
On beşinci yüzyılda Anadolu'da iki büyük Türk-İslam devleti vardı. Biri Osmanlı. Öbürü Akkoyunlu Türkmenlerinin devleti. Başında da güçlü ve hırslı bir hükümdar duruyordu: Uzun Hasan.
Osmanlılarla Akkoyunlular arasındaki rekabet eskiydi. Ankara Savaşı'nda Akkoyunlular Timur'un yanında yer almıştı.
1458'de Uzun Hasan, Trabzon İmparatoru'nun kızı Despina Hatun ile evlendi. Sonra Fatih'ten Trabzon'un vergisinin affedilmesini istedi.
Fatih'in cevabı bir sefer oldu. 1461'de doğuya yürüdü. Uzun Hasan'ın aldığı Koyulhisar'ı geri aldı. Uzun Hasan annesini Fatih'e elçi olarak gönderdi ve bir antlaşma yapıldı. Akkoyunlular tarafsız kaldı. Fatih 26 Ekim 1461'de Trabzon'u fethetti.
Ama rekabet bitmedi. Uzun Hasan 1463'ten itibaren Venedik ile görüşmeye başladı. Rodos Şövalyeleri ve Kıbrıs ile de ilişki kurdu. Osmanlıların 1468'de ele geçirdiği Karaman meselesine de el attı.
1472'de Akkoyunlu kuvvetleri Karamanoğullarıyla birlikte Osmanlıları Karaman'dan çıkardı ve batıya ilerledi. Osmanlılar bu akını geri püskürttü.
Artık iki hükümdarın meydanda karşılaşması kaçınılmazdı.
Saklamadan gelen sultan
Fatih, seferlerini en yakınlarından bile gizlemesiyle bilinirdi. Bu kez tam tersini yaptı.
Kaynaklara göre Uzun Hasan'a ne zaman yola çıkacağını mektupla bildirdi. Sefer, açıkça ilan edildi.
Bütün imparatorluktan askerler toplandı. Rumeli askerleri Gelibolu'dan Anadolu'ya geçti. Ordu Bursa yakınlarındaki Yenişehir'de buluştu. Karaman Valisi şehzade Mustafa ve Amasya Valisi şehzade Bayezid de kuvvetleriyle katıldı. Kaynaklara göre ordu 70.000 kişiyle yola çıktı ve şehzadelerin katılmasıyla 85.000'e ulaştı.
Osmanlı ordusunun bir yeniliği de vardı. Fatih, İstanbul'un fethinde gücünü gösteren topları meydan savaşında da kullanmak istiyordu. Türkçe kaynaklara göre bu sefer için ilk kez hafif havan topları üretildi.
Uzun Hasan'ın ordusu ise kalabalık bir Türkmen ordusuydu. Asıl gücü hafif süvari ve mızraklı piyadeydi. Planı, Osmanlı sipahilerini mızraklı yayalarla durdurmak ve süvarileriyle kuşatmaktı.
Fırat'taki tuzak
Sivas'tan sonra yol zorlaştı. Dağlar sarptı. Kaynaklara göre ordu yüksek dağları aşarken kar fırtınasına yakalandı.
Kırk günden fazla yürüdüler. Uzun Hasan'dan hâlâ haber yoktu.
Sonunda Fırat kıyısında iki ordu karşı karşıya geldi. Rumeli Beylerbeyi Has Murad Paşa nehri geçti. Genç ve atılgandı.
Akkoyunlu birlikleri geri çekilir gibi yaptı. Has Murad Paşa peşlerine düştü. Ve pusuya düştü. Uzun Hasan'ın oğlu Uğurlu Mehmed'in kurduğu tuzaktı bu.
Has Murad Paşa geri çekilirken Fırat'ta boğuldu.
Bu, Akkoyunlular için önemli bir başarıydı. Osmanlı ordusunda büyük bir üzüntü yarattı.
Ama asıl savaş henüz başlamamıştı.
Otlukbeli'nin uzun günü
Uzun Hasan yine ortadan kayboldu. Osmanlı ordusu altı gün yürüdü. Yedinci gün, 11 Ağustos'ta, Tercan çevresinde dar bir geçide ulaştı.
Akkoyunlular burada Otlukbeli sırtını tuttu. Osmanlıları savaşı orada kabul etmeye zorladılar.
Arazi savaşa hiç uygun değildi. Kayalıklar yüzünden atlar zor hareket ediyordu. Osmanlı beyleri geri çekilip ova aramayı önerdi. Fatih reddetti. Düşman bu kadar yakındayken geri çekilmek daha tehlikeliydi.
İlk çarpışmada Davud Paşa Akkoyunlu öncülerini geri attı.
Sonra Uzun Hasan'ın oğlu Zeynel Mirza sağ kanatla Davud Paşa'ya yüklendi. Ova bir anda kanlı bir meydana döndü. Şehzade Mustafa Anadolu askerleriyle Zeynel Mirza'nın üzerine yürüdü. Zeynel Mirza bu çarpışmada hayatını kaybetti. Akkoyunlu sağ kanadı dağıldı.
Öbür kanatta şehzade Bayezid, Uğurlu Mehmed'in üzerine yürüdü. Uğurlu Mehmed meydandan çekildi. Bayezid, Akkoyunlu sol kanadını da bozdu.
Kaynaklara göre oğlunun düştüğünü gören Uzun Hasan şöyle haykırdı: "Karamanoğlu'nun evi yıkılsın, benim Osmanlı ile ne işim vardı?"
Ve Fatih son kozunu oynadı: yeniçeriler. Türkçe kaynaklara göre savaşın sonucunu yeniçerilerin ateşli silahları ve toplar belirledi.
Uzun Hasan direnmenin anlamsız olduğunu gördü. Kaynaklara göre yerine kendisine çok benzeyen Pir Mehmed Bey'i bırakarak meydandan ayrıldı. Böylece yakalanmaktan kurtuldu.
Otlukbeli kazanılmıştı.
Doğuda yeni bir sayfa
Osmanlı beyleri düşmanı takip etmeyi önerdi. Fatih kabul etmedi. Arazi pusuya çok elverişliydi. Uzun Hasan'ın çekilmesine göz yumdu.
Ardından Şebinkarahisar'ı aldı ve bölgedeki hâkimiyetini pekiştirdi.
Akkoyunlular için çöküş dönemi başlamıştı. Daha sonra Safevî Devleti'nin kurucusu Şah İsmail onları tamamen ortadan kaldıracaktı. Ve doğuda Osmanlı'nın karşısına yeni ve güçlü bir rakip çıkacaktı.
Birçok tarihçi Otlukbeli'yi on beşinci yüzyılın en büyük savaşlarından biri sayar. O gün iki Türk hükümdarı meydanda karşılaştı. Biri kaybetti, ama ikisi de tarihe büyük birer hükümdar olarak geçti.